Bu Reklamlar Bir Harika Dostum
Oldum olası reklam dünyasına bir ilgim olmuştur. Küçükken bile reklamlar çıkınca hop diye yemek yedirirlermiş bana, ben boş boş televizyondaki hareketli, renkli, şarkılı türkülü reklamlara bakarken. Beni tanıyanlar bilir, iyi ki yedirmişler yoksa ne olurmuş benim halim, neyse ki artık reklama ihtiyacım yok:)).
Üniversitede böyle tam olarak bir bölümde okumuş olmasam da, pazarlama dünyasına olan ilgimi aldığım seçmeli derslerle, okuduğum kitaplarla perçinlemeye devam ediyorum.
Blogumun ilerleyen yazılarında özellikle pazarlama stratejilerine ilişkin bana çok ilginç gelen bir kaç örnekten bahsedeceğim ama onlar için biraz daha ön araştırma gerektiğinden daha sonraya saklıyorum:)
Gelelim bugünkü konumuza; bilgisayarımın derinliklerinde fi tarihinde kaydetmiş olduğum eski gazete-dergi reklamlarından bir demet buldum. Sanıyorum gazetelerden birinin internet sayfasından indirmişim, aslında daha çok var da bunlar en beğendiklerim.
Bulunca pek hoşuma gitti, hemen paylaşayım dedim, buyrunuz.
Gırgırı hatırlayanlarınız vardır elbet, süpürmenin yanısıra, üzerine binen küçük çocukları, ebeveynlerden biri inmesi için bağırırken, eğlendirme görevi de görürdü. Ne güzel gayet sade bir reklam yapmışlar, süpürme kısmını bilmyorum ama üzerinde durmak gerçekten zevkti:)
Bundan sonraki reklamları hatırlamıyorum, biraz daha eskilere gidiyor, çoğunluğu çizilerek yapılmış, yaratıcılık işte bu, kendilerini çok beğendim.
Mesela bu reklamda fıstıklı lokum teyze ile karamela abla favorim, ama hacı bekir amca biraz yorgun gözüküyor.
Hakikaten pek hoş, ne denir ki başka:)
Ah be esas çocuk nasıl aklına gelmez yarım kilo mercimek almak:)
Şimdi ara ki bulasın dünyanın en yüksek gözlük camlarını.
Müjdemi isterim.
Ah ablacım, hayallerin gerçek olmuştur umarım.
Gitme, sakın gitme, açaydım kollarımı gitme deyeydim :(
Aslan parçası.
Şimdilik bu kadar, ama reklamcılık ve pazarlama hakkında yazacaklarım bitmedi, beni izlemeye devam edin:)









Yorumlar
Yorum Gönder