Mel Robbins - How to stop screwing yourself over

TED konferanslarını izlemeyi seviyorum; hakikaten ufuk açıyor,  insanı düşünmeye yönlendiriyor, kesinlikle size de tavsiye ederim.

Bilmeyenler için kısa bir özet, "TED Talks" yani TED konferanslarının amacı, farklı alanlardaki ileri derecede bilgi sahibi kişilerin bilgi alışverişine zemin oluşturmakmış. Paylaşmaya değer fikirler "ideas worth spreading" sloganıyla yola çıkmışlar. Yani birtakım konusunda uzman ve anlatma kabiliyeti olan yetenekli abilerimiz ablalarımız çıkıyor ve herhangi bir konu hakkında hem eğlenceli, hem de sizi bilgi sahibi yapacak, size esin kaynağı olabilecek konuşmalar yapıyor.

TED kelimesi de ingilizce Technology (Teknoloji) Entertaintment (Eğlence), Design (Tasarım) kelimlerinin baş harflerini içeriyor.

Bu yazıda Mel Robbins'in San Fransisco da yaptığı TED konuşması "How to stop screwing youself over" dan bahsetmek istiyorum. Aslında başlığı tam olarak türkçeye çevirebildiğimden emin değilim ama; "kendine rahatsızlık vermeyi engellemenin yolları" diyebiliriz belki. 

Öncelikli olarak Mel ablamın enerjisi ve anlatımı gerçekten çok güzeldi, birçok konuşma dinledim,  beni etkileyenler de oldu ama sadece Melciğim benim bu yazıyı yazmaya ikna edebildi.

Ayrıca şunu da belirtmek isterim, belli ki TED konuşması yapabilmek öyle her babayiğidin harcı değil, kim bilir ne kadar çalışıyorlardır o konuşmayı kusursuz yapabilmek için. O kadar övdüm, Robbins'i dinlemek isteyenler için videoyu da aşağıya ekliyorum, hizmette sınır yok!



Melciğim diyor ki, ne istiyorsunuz insanlar, neden mutsuzsunuz siz?

İstediğinizi elde etmenin yolu o kadar belli ki, ama kolay değil. "Getting what you want is simple, but not easy".

Ayrıca bunun yolunun çok kullandığımız  F*@# kelimesiyle bağlantılı olduğunu söylüyor.

Söylemeden edemeyeceğim bence çok zekiceydi ama seyircilerden beklediği tepkiyi alamadı burada. Bahsettiği kelime "FINE". Yani iyi.

Mesela birisi size nasılsın diye sorduğunda otomatik cevap olarak, o an gerçekten iyi olmasanız da iyiyim dersiniz. Ya da kendinizde bir şey değiştirmek istediğinizde ve bundan korktuğunuzda "ben iyiyim böyle" dersiniz ve vazgeçersiniz.

İşte sizi istediğinizi elde etmekten alıkoyan kelime bu!

Eğer hayatınızda bir şeyleri  gerçekten değiştirmek istiyorsanız, bu kelimeyi hayatınızdan çıkarmanız gerekiyor. Değişim için çoğu zaman konfor alanınızdan çıkmanız gerekli ve eğer gerçekten bir değişim istiyorsanız, kendinizi aslında eski halinizden ne kadar memnun olduğunuza dair ikna etmeye çalışan beyninizin sol yanı ile bir savaşa girmeniz gerekiyor. Değişim ile ilgili bir gerçeği de gözler önüne seriyor, "hiç bir zaman olacakmış gibi gelmez", "you are never going to feel like it". Örneğin diyete başlayan bir insan da kruvasan yerine haşlanmış brokoli yemek istemez, kimse istemez. Ancak bunu ona yaptıran attığı adım.

Bundan sonra artık sadede geliyor Melciğim. Eğer bir şeyi değiştirmek istiyorsanız, o konu ile ilgili olarak fiziksel bir aksiyon almanız gerekiyor. Örnek olarak sabah erken saatte kalkmayı veriyor. Muhtemelen gün içerisinde verdiğiniz ilk karar saatinizin alarmını ertelemek oluyor, ancak kendinizi zorlayıp erken kalktığınızda aslında hiç de göründüğü kadar kötü olmadığını fark ediyorsunuz. Zaten kalkacaksınız ha 5 dakika erken ha geç ve bence çok mantıklı bir örnek.

Zannımca konuşmasının ana fikri şu: Hayatınızda sıkışmış ya da rahatsız hissediyorsanız bu temel ihtiyaçlarınızı karşılayamadığınızın bir  işareti ve bu hissi geçirmenin tek yolu değişim.

Değişim için ise kendi kendinize fiziksel bir emir vermek zorundasınız ve bu emri ilk 5 saniye içerisinde vermezseniz değişim yok olup gitmeye mahkum.

"Force yourself out of your head, past your feelings, outside your comfort zone" diyor, yani kendinizi düşüncelerinizden, geçmişte yaşadıklarınızdan etkilenmeye ve konfor alanınızdan çıkmaya zorlayın. Ancak bu düşünceye ulaştıktan sonra, aldığınız kararla ilgili olarak kendinizi zorlayarak 5 saniye içerisinde harekete geçmek zorundasınız, yoksa sonsuza kadar yok olur, bunu kendinize yapmayın ve harekete geçin diyor.

Söylediği her şeyi burada yazamadım tabii ki, daha birçok farklı ve güzel örnekleri var, ancak benim çıkarımlarım bunlar oldu. Herhangi bir konu hakkında bir rahatsızlık hissediyorsanız, daha mutlu olabilmek için bunun üzerine gitmeniz ve durumu isteyeceğiniz hale getirmeniz gerekli. Bunu yaparken de geçmişte yaşadıklarınızı, sizi engelleyecek tüm olumsuz düşüncelerinizi bir kenara bırakmanız, mutlaka ama mutlaka fiziksel bir aksiyon almanız şart. Bunu sizden başkası da yapamaz. İlk adımı sen at, benim ayaklarım yere basmıyor diyor yani.

Bence denemeye değer. Sizce?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Merak Ettim - Nijerya'lı Çocuğa Ne Oldu?

Necmi Abi

Analar Çeker Yükü